Tüm Yazılar

Markanızla Kamerayı Tutan Kişi Arasında Kaç Kişi Var?

Küçük bir ekip kamera etrafında doğrudan çalışıyor

Bir sonraki prodüksiyon toplantınızda kendinize basit bir soru sorun: brifiniz, kameranın arkasındaki ekibe ulaşana kadar kaç kişiden geçiyor? Çoğu markanın cevabı, düşündüğünden daha kalabalık çıkıyor.

Brifiniz size ulaşana kadar kaç elden geçiyor?

Tipik bir yapı şöyle işliyor: brif önce bir müşteri ilişkileri sorumlusu veya proje koordinatörü tarafından alınıyor. Bazı durumlarda araya bir art direktör giriyor, konsepti kendi yorumuyla şekillendiriyor. Ancak bu aşamalardan sonra brif, çekimi gerçekten yapacak ve kurguyu gerçekten kuracak teknik ekibe ulaşıyor.

Bu zincir uzadıkça, markanın ilk günden beri hayalindeki fikir ile setin eline geçen versiyon arasındaki mesafe de açılıyor.

Sorun kişilerde değil, yapıda

Burada asıl mesele bireysel yetkinlik değil. Müşteri ilişkileri yönetimi kendi başına ciddi bir uzmanlık alanı ve hafife alınacak bir iş değil. Sorun, bu katmanın tek iletişim kanalı haline gelmesinde başlıyor.

Işık kurulumu, lens seçimi, kurgu temposu, renk kararı gibi teknik nitelikteki her karar, üretim sürecine hakim olmayan biri üzerinden aktarıldığında bir miktar anlamını kaybediyor. Bu, iletişim teorisinde uzun zamandır bilinen bir olgu: bir mesaj ne kadar çok elden geçerse, orijinal niyetinden o kadar uzaklaşıyor. Prodüksiyon bu kaybı özellikle ağır hissediyor, çünkü burada konuşulan şey soyut bir tercih değil, somut teknik bir karar.

Bunun bedeli nerede ortaya çıkıyor?

Bu yapının maliyeti üç yerde görünür hale geliyor. Revizyon turları uzuyor, çünkü yanlış anlaşılan brif genellikle ancak teslim aşamasında fark ediliyor. Yaratıcı kararlar giderek daha genel ve daha güvenli hale geliyor, çünkü belirsizlik karşısında her katman riski en aza indiren, en beklenen seçeneği tercih ediyor. Ve süreç, doğrudan üretim yapmayan bir katmanın koordinasyon maliyetini de faturaya ekliyor — bu maliyet zaman olarak da, bütçe olarak da geri dönüyor.

En hızlı ilerleyen prodüksiyon süreci, genellikle en az kişiden geçen süreçtir.

En iyi sonuç alan markalar ne yapıyor?

Sonuçtan en çok memnun kalan markaların ortak noktası burada beliriyor: büyüklükleri ne olursa olsun, teknik kararı fiilen verecek kişiyle doğrudan bir iletişim hattı kuruyorlar. Bu, ajans yapısını tamamen devre dışı bırakmak anlamına gelmiyor — anlamı, brif ile uygulama arasına gereksiz bir katmanın girmesine izin vermemek. Doğru soruyu doğru kişiye sormak, süreci hem hızlandırıyor hem de sonucu ilk niyete daha sadık kılıyor.

Mavi Nokta'da süreci bu yüzden bu şekilde kuruyoruz. Brif, planlamayı yapan, çekimi gerçekleştiren ve kurguyu kuran ekibe doğrudan ulaşıyor. Aradan geçen bir katman yok — dolayısıyla yolda kaybolan bilgi de yok.

Projenizi doğrudan üretecek ekiple konuşmak isterseniz, buradayız.


Reklam Filmi Hizmeti